Yalnız kalıp birşeyler yapmak çok güzel.Hayatımda en çok sevdiğim dakikalar işte! Bu kadar basit bir şey beni böylesine mutlu ediyor, iyi hissettiriyor. yalnızlık en iyi ilacım benim...
Geçtiğimiz günlerden birinde, depresyon silsilessi içinde kaybolduğum saatlerimi yaşamıştım. Sebepsiz yere, öyle mutsuzdum ki... Mevsimle de bir alakası yoktu. Yorulmuştum sanki, hüznüm yorgunluğumdandı...hayat yorgunluğumdan... Her neyse, okuldan dönüyordum. Otobüsten indim, ve yürümeye beşladım. Hava şartlarından dolayı olsa gerek, kimsecikler yoktu parkta. Benim de yüzüm asık, yağmur damla damla üzerime süzülerek, yavaşça yürüyordum. Duraktaki yansımama dikkat ettim;kilo vermişim bir nebze, bacaklarım incelmiş. Ah, birdenbire gözyaşlarına boğuldum. Tıkandım, duyduğum acı duygusal olmasına rağmen, bende bıraktığı etki fizikseldi sanki. Nefes alamayacağımı hissediyordum. Kondisyon araçlarından birinin oturağına elimdeki defteri yerleştirip oturdum. Dizlerimi kendime çektim az daha, başımı da bbirazcık eğdim, saçlarım hüzünlü çehremi kamufle etsin diye. Ve ardından, hüngür hüngür ağlamaya başladım. İyice döktüm içimi. Rahatladım belki biraz. Bir süre sonra, artık eve gidip gülümsemenin vakti geldi, dedim kendi kendime. Yürümeye devam ettim. Tepesinde nazar boncuğu asılı kapımdan içri girdim. Doğruca geçtim aynanın karşısına. Kendimi seyrederken, gözyaşlarım biraz daha sürdürdüler akışlarını. Ve itiraf etmek istiyorum ki ; daha önce hayatımda hiç bu kadar masum bir şey görmemiştim. Aniden gülümsemeye başladım. Dedim ki : niye ağlıyorum ki? Böyle sempatik, böyle tanıdık bir yüze sahipken, başkaları için niye üzülüyorum ki?... O günden sonra ağladığımı hiç hatırlamıyorum. Kendimi seviyorum. İşte bendeki megaloman hissiyatlar bu şekilde başladı ve devam etti.